Filenin Sultanları Çekya kazasına uğradı. Olabilir, spor bu. Ancak bu yenilginin yanısıra federasyonun bir kabahati var mı ona bakalım.
1 günde 4 erkek milli takımı antrenörü değiştirmenin, kadın voleybolcuların sporculuğundan çok reklamlara yönelmesinin ve sponsorların görmemiş gibi saldırmalarının kabahati federasyonun. Paralar gelsin de.
Filenin Sultanlarına ve Santarelli’ye güvenim sonsuz. Bu federasyonun en olumlu tarafı da bu. Ancak havaya girmeden.
Bir şey hatırlatayım.
Sezar imparator idi, Eros da aşk tanrısı.
Biri salata oldu, biri de don markası.
Bir hatırlatma daha yapayım, gördüğüm kadarı ile takım içinde ayrılık var. Bu kötü.
TRT ‘yi sevmem. Çünkü benim paramla siyaset yapıyor. Tarafsız değil. TRT’yi spor, müzik, belgesel, Teşkilat ve yarışma dışında izlemiyorum.
Onlar sayesinde voleybol izliyoruz. Ancak anlatanlar son sete “karar seti” deme yanlışlığını sürdürüyor. Kararın anlamı ters.
Bir de federasyonun internet sitesinde ve bizlere gönderdikleri maç yazılarında set süreleri makaslanmış. Benim icadım diye mi acaba. Duayen meslekdaşımız Atilla Gökçe hep “Cengiz set sürelerini icat etti” der.
Bir de şu var. Bazı sonuçlardan sonra basına haber gelmiyor. Özellikle yenilgilerden sonra. Bunu Vakıfbank da yapıyor.
Ve Erkek Milli Takımı’ndaki antrenör seçimi rezaletine gelelim.
Federasyonda kamp kuran manajerler varmış. Bu kampçılar ile ortaklık kuranların olduğundan bahsediliyor.
Federasyon “Yaza Merhaba” gibi organizasyonlarda bana davet yollamıyor. Tam Reis stili. O gece uyuyamadım, sabaha kadar sokaklarda dolaştım mı sanıyorlar. Öylesine rahattım ki. Karşımda ceket ilikleme yalakalığını yapanlardan beklemezdim. O kadar.
Daima söylüyor ve yazıyorum.
Çok iyi bir vatansever ve hayvanseverim. Vatan, Cumhuriyet ve Atatürk vaz geçilmezlerimdir.
Bu ülke için silah arkadaşları ile hayatlarını hiçe sayarak Kurtuluş Savaşı veren Mustafa Kemal ‘in önüne kim şaibeli birini getiriyorsa benim gözümde haindir.
Yapılan yanlışları yazmak ilk görevim.
Bütün dalverelerden haberim var. Belgesiz konuşmam.
Her şeyin sırası var.
Voleyboldaki 53. yılım.
Voleyboldaki ilk ve tek kitap benim. İlk kez voleybola fotografta birincilik kazandıran benim. Tercüman’da “Şeref Köşesi” ile voleybolcuları onurlandıran benim, 1975-85 arası basında yer almayan voleybolu gazete sayfalarında çıkmasına yaptığım ilginç haber ve görüntüler ile önder oldum. Mekanı cennet olsun Mehmet Ali Yılmaz ile Trabzon ve Samsun’da Güneş Voleybol Turnuvası yapılmasını sağladım. Filenin Sultanları’nın isim babasıyım. 2003 Ankara’daki Avrupa Şampiyonası’ndaki ” Sultanların Zaferi” ile spor kamuoyuna ilk ismi manşetten sunmuştuk.
Yani anlaşacağınız, klasik spor yazarı tipinden çok uzak voleybola hizmet ettim.
“Yaza Merhaba Gecesi” ne davet etmişler ya da etmemişller.
Her halde geceyi kimin düzenlediğini öğreneceğimden korktular.
Ha bir de şunu ekleyeyim.
Milletler Kupası İstanbul etabındaki basın ikram rezaletini hiç unutmadım.
İsim babasi olduğum Filenin Sultanları’na başarılar.