Fenerbahçe Kulübü yüksek Divan Toplantısı yapıldı ve Başkan Sadettin Saran “Hep birlikte şampiyon olacağız” dedi.
Başkan Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Ocak Ayı Olağan Toplantısı’nda şöyle konuştu:
“Sayın Divan Başkanım, Kıymetli Divan Üyelerimiz,
Ekranları başında bizleri izleyen Değerli Fenerbahçeliler. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Zaman zaman biz de bu koltuklarda çook uzun süredir oturuyormuşuz gibi hissediyoruz. Oysa bugün baktığımızda sadece dört aylık bir süreçten bahsediyoruz. Göreve geleli çok uzun bir süre olmadı.
Ama bu kısa sürede camiamızın ne kadar diri, ne kadar güçlü ve ne kadar kenetlenmeye hazır olduğunu hep birlikte gördük.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak yarıştığımız her kulvarda sezonlarımız tüm heyecanıyla devam ediyor. Futboldan voleybola, basketboldan diğer tüm branşlarımıza kadar sporcularımız büyük bir mücadele veriyor.
Umarım sezon sonunda, tüm branşlarımızda hep birlikte güleceğimiz, gurur duyacağımız sonuçları yaşarız. Bunun için ben ve yönetim kurulu arkadaşlarım, kulübümüzün her alanında çok büyük
bir gayret gösteriyoruz.
Hem sportif anlamda hem kurumsal anlamda, Fenerbahçe’nin geleceğini sağlam temeller üzerine oturtmak için yoğun bir çaba içerisindeyiz.
Son dönemde camiamızda çok güzel bir duygu var. Bunu hepimiz hissediyoruz. Neşe var. Heyecan var. Umuda yeniden sarılma isteği var.
Futbol takımımızla ilk kupamızı kazandık. Bu, sadece bir sportif sonuç değil; doğru adımlarla, doğru duyguyla ve doğru birliktelikle neler yapılabileceğinin çok güçlü bir göstergesiydi. O akşam sahadaki mücadele kadar, tribündeki coşku, ekran başındaki heyecan, sokaktaki mutluluk da çok kıymetliydi. Bize şunu hatırlattı:
FENERBAHÇE İSTERSE, FENERBAHÇE KENETLENİRSE,
BU CAMİANIN ÖNÜNDE HİÇBİR ŞEY DURAMAZ
Süper Kupa sevincinin üzerinden çok kısa bir süre geçmişti ki, bu kez Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımımız bizlere bir gurur daha yaşattı.
Sahadaki karakterleri, mücadeleleri ve inançlarıyla Türkiye Kupası’nı kazanan Potanın Kraliçeleri, bu camianın ne kadar güçlü bir spor kültürüne sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Ben bu duygunun sezonun geri kalanına da yayılmasını çok önemsiyorum. Elbette sporun doğasında inişler çıkışlar vardır. Ama önemli olan, o neşeyi ve birlik duygusunu kaybetmemektir. Çünkü Fenerbahçe’yi güçlü yapan tam olarak da bu.
Biz göreve gelir gelmez, seçim sürecinde camiamızla paylaştığımız başlıklar
üzerinde çalışmaya başladık. Yönetim kurulu arkadaşlarımla birlikte verdiğimiz sözleri yerine getirmek için yoğun bir gayret içerisindeyiz.
Bu süreçte şunu çok net gördüm:
Bu camianın geleceğiyle ilgili herkesin fikri, beklentisi ve heyecanı olabilir. Bunu saygıyla karşılıyorum. Ancak Fenerbahçe başkanlığı, kişisel meselelerin ya da farklı hesapların kulübün önüne geçtiği bir makam değildir. Bu camianın huzurunu, birlik duygusunu ve sezon içindeki mücadelesini korumak hepimiz için öncelik olmalıdır.
BU KOLTUK BENİM İÇİN BİR MAKAM DEĞİL, BİR EMANETTİR. BURAYA TUTUNMAYA DEĞİL, BURAYA GÖREV SÜREM BOYUNCA YAKIŞIR ŞEKİLDE GÖREV YAPMAYA GELDİM
Bu camianın sağduyusuna ve karar süreçlerine olan güvenimizle, görevimizi layıkıyla yapmaya devam ediyoruz.
Müsaadenizle, sizi biraz geriye götürmek istiyorum.
21 Eylül akşamına… Seçim bitmişti. Kazanmıştık. Hepimiz mutluyduk. Yönetim kurulu arkadaşlarımla bir odaya girdik, kapıyı kapattık. Ve onlara şunu söyledim: “Bizim en mutlu günümüz bugün. Bundan sonra hiçbir günümüz böyle olmayacak, olmadı da. Çünkü artık sorumluluk başlıyor.” Sonra tek bir ricada bulundum: “Yarın sabah itibarıyla, seçim sürecinde söz verdiğimiz her konu için hazirliklara başlayalım.” Ben buraya hiç yapılmamış, afaki, uçuk projelerle gelmedim. Hatta seçim sürecinde, çok yakın zamanda başlatılmış bazı projeler için şunu da söyledim: “Şu an önceliğimiz bunlar değil.” Ama söz verdiğim başlıklarda nettim. Ve şunu da söyledim: “Buradan gittiğimizde arkamızdan en azından şunu desinler: Verdikleri bütün sözleri tuttular.” Biz o odadan, bunları konuşarak çıktık. Mazbatamızı aldıktan sonra da vakit kaybetmeden buralara yoğunlaştık.
ÇOCUKLARIMIZIN FENERBAHÇELİLİK BİLİNCİYLE BÜYÜMESİ İÇİN PROJELERİMİZİ BAŞLATTIK
Kulübümüze yeni sponsorluklar kazandırdık, gelir alanlarımızı güçlendirdik. Kombine sayısının artırılması için somut adımlar attık. Tüzüğümüzün, kulübümüzün ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini görmek adına iç işleyişimizi başlattık; geliştirilmesi gereken alanların tespiti için çalışmalara başladık. Ve “yapacağız” dediğimiz başlıklardan biriyle ilgili çok önemli bir eşiği de geçtiğimiz günlerde geride bıraktık.
ÜZERİMİZDE TAŞIDIĞIMIZ FİNANSAL YÜKTEN KURTULARAK BANKALAR BİRLİĞİ ANLAŞMASINDAN ÇIKTIK
Bu noktaya gelinmesinde emeği olan önceki başkanlarımız Sayın Aziz Yıldırım, Sayın Ali Koç ve camiamızın kıymetli ismi Sayın Murat Ülker’e teşekkür etmek isterim. Ben ve arkadaşlarım, seçim sürecinde camiamıza ne söylediysek, bugün de yalnızca onunla meşgulüz. Ne eksik, ne fazla. Biz, sadece kendi sözümüzün peşinden gidiyoruz.
BİZİM SORUMLULUĞUMUZ DA BELLİDİR, ÖNCELİĞİMİZ DE BELLİDİR. O DA, ŞAMPIYONLUK
Bu hedefe bizi taşıyacak olan da, bugün sahada mücadele eden takımımızdır. Teknik ekibimize ve oyuncularımıza güvenim tam. Eksiklerimizi de görüyoruz, ihtiyaçlarımızı da biliyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ama şunu unutmamamız gerekiyor: sahadaki oyuncu, bu camianın oyuncusudur. Formayı giyen herkes, bu kulübün sorumluluğunu taşır. Fenerbahçe tarihinde futbolcular her zaman destekle ayağa kalkmıştır. Bu takım, en zor anlarda taraftarıyla birlikte güçlenmiştir. Elbette eleştiriler olacaktır. Ama bugün ihtiyacımız olan şey, ayrışmak değil; omuz omuza durmaktır.
BU TAKIM, HEPİMİZİN DESTEĞİYLE HEDEFE YÜRÜYECEKTİR
Fenerbahçe’yi takip eden, yorumlayan ve camiamıza seslenen herkesin de bu süreçte önemli bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bu kulübün enerjisi, umutsuzlukla değil; umutla büyür. AyrIşmayla değil; birlik duygusuyla güçlenir. Söylenen her sözün, yazılan her cümlenin, yapılan her yorumun bu bilinçle yapılması Fenerbahçemize katkı sağlar. Önümüzde uzun bir yol var. Bu yolun her anı aynı ivmeyle, aynı duyguyla ilerlemeyebilir. Dünyanın hiçbir yerinde başarı hikayeleri düz bir çizgide yazılmıyor.
FENERBAHÇE’NİN GÜCÜ, SADECE SAHADAKİ SONUÇLARDAN DEĞİL; ZOR ZAMANLARDA GÖSTERDİĞİ DURUŞTAN, SAĞDUYUDAN VE BİRLİK İRADESİNDEN GELİR
Bugün burada yapığımız şey de tam olarak budur. Kırmadan, dökmeden, birbirimizi yormadan; aynı hedefe bakmayı yeniden hatırlıyoruz. Unutmayalım… Sakin kalacağız. Birlikte duracağız. Doğru adımları atacağız. İnanacağız. Birbirimize güveneceğiz. Ve sonunda Fenerbahçemizi, olması gereken yere birlikte taşıyacak;
HEP BİRLİKTE ŞAMPİYON OLACAĞIZ
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, İyi ki varsınız. Çok sağolun.”
