Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu’nun (YDK) Nisan Ayı Olağan Toplantısı, Faruk Ilgaz Tesislerinde yapıldı.Toplantıda önceki Başkan Aziz Yıldırım ile önceki YDK Başkanı Vefa Küçük de yer aldı.
YDK Başkanı Şekip Mosturoğlu, Genel Sekreter Orhan Demirel, Başkan Vekili Murat Salar, Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Yalım Uzun, Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina konuşmaları Fenerbahçe resmi internet sitesinde yer alırken, eski baxkanlardan Aziz Yıldırım’ın konuşması yer almadı.
Başkan Sadettin Saran, Kulübün önemli açıklamalarda bulundu:
“Sözlerime başlamadan önce Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan elim olaylar nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralananlara da acil şifalar diliyorum. Devletimiz bu acıların tekrar yaşanmaması adına gereken tüm adımları atacaktır.
Kulübümüze uzun yıllar hizmet etmiş, adı Fenerbahçemizle özdeşleşmiş, eski millî futbolcumuz ve eski Genel Müdürümüz, benim de beraber çalıştığım merhum Serkan Acar’ı vefatının yıl dönümünde saygı, özlem ve rahmetle anıyorum.
YERİ GELDİ KAYBETTİK, BİRLİKTE ÜZÜLDÜK AMA HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEDİK .
Sezon boyunca birlikte sevindik, kupalar kazandık, gururlandık. Yeri geldi kaybettik, birlikte üzüldük ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz de… Bugün geldiğimiz noktada takımlarımız sonuna kadar yarışmaya ve her kupaya talip olmaya devam edecek.
Bu mücadelenin en çok hissedildiği yerlerden biri de elbette ki futbol. Bugün buraya gelirken hepimizin aklında ve kalbinde aynı şey vardı. Dün sahada bizi çok üzen bir sonuç yaşadık. Açık konuşayım, kolay bir gece değildi. Uzun süre stattan çıkamadık. Hiç uyumadık. Stadımızı dolduran on binlerce taraftarımız, milyonlarca Fenerbahçeli eminim ki bu geceyi uykusuz geçirdi.
Bu duyguyu tarif etmek kolay değil. İnsan böyle günleri kolay atlatamıyor. Açık konuşmak gerekirse bu camia bu duygusu ilk kez yaşamıyor. Tam da bu yüzden dün, dünde kaldı. Bugün kafamızı kaldırmak zorundayız. Hala önümüzde oynanacak 4 maç var. Ve bu yarış henüz bitmedi. Şimdi yeniden başlama zamanı. Aynı inançla, aynı umutla, hatta daha kararlı bir şekilde.
SORUYORUM ŞİMDİ, BU LİGDE ADALET HERKES İÇİN EŞİT Mİ?
Bütün bir sezon boyunca bize ‘bitti bu iş’ dedirten de, şampiyonluk hayalini kurduran da aynı takım. Biz kendi duygularımızı ve kendi oyunumuzu konuşacağız. Ama bu sefer konuşacak başka şeyler de var. Dün akşam hepimizin gözünün önünde yaşanan gol pozisyonu. Gol pozisyonunun öncesinde faul ile uzaktan yakından alakası olmayan bir pozisyona faul verildiğini gördük, kırmızı kart verilmesi gerekirken. VAR’ın devreye girmesi gereken bir anda devreye girmediğini gördük. Ve o pozisyonun sonunda gelen golle çok ağır bir bedel ödedik.
Sizler bu süreçte sustuğumuzu düşünebilirsiniz. Ama biz ne sustuk ne de bir adım geri durduk. Her maçtan sonra konuştuk. Arkadaşlarım konuştu, biz konuştuk. Her hatanın gereken yerlerine hesabını sorduk. ‘Peki, ne oldu?’ diyebilirsiniz. İşte tam da bu noktada biz bilinçli bir tercih yaptık. Bizden öncekilerden farklı yaklaştık. Düne kadar hatta bugün yaşananlardan sonra bile oyuncularımızın ‘Bizi şampiyon yapmazlar’ duygusuna girmesine asla izin vermedik.
HATALAR GÖRÜLÜYORSA NEDEN GEREĞİ YAPILMIYOR?
Şunu da açıkça söylemek isterim; bu süreçte yaşananlarla ilgili gereken tüm görüşmeleri yaptık, muhataplarımızla bu konuları defalarca paylaştık. Her seferinde aynı şeyi duyduk, haklısınız. O zaman soruyorum, eğer haklıysak bu yaşananlar neden devam ediyor? Eğer bu hatalar görülüyorsa neden gereği yapılmıyor?
YENİDEN AYAĞA KALKIP, YENİDEN SAVAŞMAK ZORUNDAYIZ!
Biz sezon başından bu yana hakemlerle ilgili tartışmaların içerisine girmemeye özellikle dikkat ettik. Bu görmezden gelinecek bir durum değil. Biz, sahaya döneceğiz, yine mücadelemizi sürdüreceğiz. Oyuncularımız dün geceden beri çok üzgün. Ben, daha önce de yöneticilik yaptım. Bugün efsane oyuncular dediğimiz oyuncuların hiç üzülmediğini, soyunma odasında nasıl güldüğünü de gördüm. Ama benim takımım öyle bir takım değil. Dün bir ağlamadıkları kaldı. Kalecimiz çıktı kendi aralarında yazdıkları WhatsApp grubuna ‘Bütün sorumluluk benim, hepinizden özür diliyorum’ dedi. Ama tüm Türkiye’yi inandırmamız gereken bir şey var; ‘Sahada kazanan, gerçekten sahada mı kazanıyor?’ Federasyonun ve Merkez Hakem Kurulunun, bu konuda gerekeni yapmasını bekliyoruz. Yeniden ayağa kalkıp, yeniden savaşmak zorundayız!
SON MAÇIN, SON DÜDÜĞÜNE KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ!
Göreve geldiğimiz günden bugüne özellikle bazı dönemlerde bu camianın odağı pek çok gündemle karşı karşıya kaldı. Saha dışına çekmeye çalışan pek çok suni gündemle maalesef baş başa kaldık. Zamanlaması tartışmalı konular oldu. Gereğinden fazla büyütülen tartışmalar oldu. Yalanlar söylendi, yanlış bilgiler verildi. Ve maalesef odağın saha dışına kaydığı anlar yaşandı. Ama biz, ben ve arkadaşlarım o günlerde hep aynı şeyi söyledik; zamanı geldiğinde konuşuruz dedik ve bugün de aynı yerdeyiz. Bizim de anlatacağımız çok şey var. Ama bugün, o gün değil.
NE ZAMAN BİRBİRİMİZLE UĞRAŞSAK, EN BÜYÜK ZARARI KENDİMİZE VERİYORUZ
Bugün, dikkat çekmek istediğim tek şey, ihtiyacımız olan en önemli şey; tüm bu saha sonuçlarından bağımsız camia olarak nasıl bir Fenerbahçe istediğimize karar vermemiz gerekiyor. Çünkü başka bir Fenerbahçe mümkün! Bu söylediklerimi Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran olarak değil, ‘Fenerbahçeli Sadettin’ olarak dinlemenizi istiyorum. Çünkü bazen hem içeriden hem de dışarıdan bakınca çok net görünen şeyler var. Biz, ne zaman birbirimizle uğraşsak, ne zaman enerjimizi içeride tüketsek en büyük zararı yine kendimize veriyoruz.
İNANIN FENERBAHÇE HEPİMİZE YETECEK KADAR BÜYÜK!
Bu kulüp insanların birbirine üstünlük kurduğu bir yer değil. Bu kulüp insanların yan yana durabildiği zaman büyüyor. Hiç kimsenin bu koltuk için bir başkasını aşağıya çekmesine gerek yok. Hiç kimsenin haklı çıkmak uğruna Fenerbahçe’yi yıpratmasına gerek yok. Çünkü bu koltuk için savaşılmaz, Fenerbahçe için savaşılır. Bugün dönüp kendimize dürüstçe bakalım. Bakalım hepimiz bakalım. Biz, gerçekten Fenerbahçe için mi mücadele ediyoruz yoksa birbirimize karşı mı? Yıllardır aynı şeyi yapıyoruz. Aynı tartışmalar, aynı ayrışmalar, aynı döngü… Ve sonuç ortada. Belki de artık başka bir şeyi denemenin zamanı gelmiştir. Daha sakin kalmayı, daha çok yan yana durmayı, daha az konuşup daha çok birlikte yürümeyi, biraz daha dingin akılla hareket etmeyi… Yani gürültünün içerisinde savrulmadan, anlık tepkilerle değil aklımızla ve dengemizle hareket etmeliyiz. Çünkü bu camia bunu yapabilecek güce sahip. İnanın Fenerbahçe hepimize yetecek kadar büyük!
HESABINIZ VEREMEYECEĞİMİZ, TEK BİR KARARIMIZ YOK
Göreve geleli tam 206 gün oldu. Sadece 206 gün. Camiamızın eleştirileri olur. Başım üstüne. ‘Burada hata yaptın’ dersiniz, dinlerim. ‘Daha iyisini yapabilirdin’ dersiniz, dikkate alırım. Evet, hatalarımız oldu. Eksiklerimiz oldu. Çünkü biz de insanız ama şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Biz ne yaptıysak Fenerbahçe için doğru olduğuna inandığımızı yaptık.
BİZ, KOLTUK SEVDALISI DEĞİLİZ
Ben ve benim yol arkadaşlarım bu göreve bir sözle geldik. Bu kulübü şampiyon yapmak için buraya geldik. Ne sabır, ne süre dedik. Yine aynı netlikle söylüyorum. Eğer bu görevi gerçekleştiremezsek, bu göreve yapışmak için değil, yolu açmak için buradayız. Bir Fenerbahçeli olarak iki başkanın arasına 27 sene tıkanmış olması beni rahatsız ettiği için ben kendimi 1.5 seneliğine bağladım. Fenerbahçe’yi düşündüğüm için. Biz, koltuk sevdalısı değiliz. Fark yaratmaya çalışıyoruz. Olur, olmaz ama bunları konuşmak için çok zamanımız olacak. Sezon sonunda her şeyi konuşacağız. Her şeyi ama bugün önümüzde tamamlamamız gereken 4 maç var. Bundan sonrası sadece bizim değil ama biz kendi payımıza düşeni sonuna kadar yapacağız. Bu süreci birlikte dağılmadan sonuna kadar götürmek zorundayız. Sonrasını hep birlikte beraber konuşacağız. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Teşekkür ederim.”
