Fink’e 3 Maç, Yıldırım’a 2.8 Milyon
Bir süredir İstanbul’da bulunmam nedeniyle Samsunspor’un İstanbul deplasmanlarındaki Beşiktaş ve Fenerbahçe maçlarını stadyumlarda canlı izleme fırsatım olmuştu.
Gerek Tüpraş gerekse Chobani statlarındaki maçlarda Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’a dönük tribün dolusu galiz küfürlerin, Yıldırım’ın kız evladının dinlemek zorunda kalırken yaşadığı zulmün bende bile yarattığı etkiyi bu satırlarda dile getirmiştim.
Ne düşünüyorsa anında söylemesi ve uzun süre yurt dışında yaşadığı için söyledikleri kimi zaman yanlış anlaşıldığından yoğun olarak eleştiriliyor ki; kendisi de bunu kabul ediyor zaten.
Bu bakımdan, şimşekleri sürekli üzerine çekerek en azından futbol dünyamız için farklı bir figür olarak değerlendiriliyor ama eleştiriliyor.
Her aklına geleni söylemesi nedeniyle spor basını için de bulunmaz bir nimettir aslında.
Anadolu’muzda bir söz var, bilirsiniz:
“Meyve veren ağaç taşlanır.”
Yıldırım, Samsunspor’a yaptığı yatırımla futbolumuz için yeni bir kapı açmıştır.
Bu bakımdan bir rol model olarak da görülebilir pekâlâ ancak ne gariptir, ağır eleştirilere neden oluyor.
Eleştiriye amenna..!
Ve fakat…
Cebinden milyon dolarlar harcayarak kurduğu takımının uğradığı haksızlıkları dile getirdiği için, evlatlarının bile işitmek zorunda kaldığı küfürlü tezahürat nedir Allah aşkına?
Ey TFF..!
Yüksel Yıldırım’a, takımın uğradığı haksızlığı dile getirirken “Türk futbolunun itibarını zedelemek” gibi bir gerekçeyle 2,8 milyon lira para cezası ve 21 gün hak mahrumiyeti veriyorsun.
Başımızı öne eğip bu hükmü kabullenmemizi beklemesin kimse.
O galiz küfürler nedeniyle ne hüküm verdin Beşiktaş’a, Fenerbahçe’ye ve benzerlerinin yaşandığı diğer statlara?
Ben iki statta yaşananlara bire bir tanık olduğum için söylüyorum:
Bir maç için olsa bile kapattın mı Tüpraş’ı veya Chobani’yi mesela?
Bütün kulüpler borç batağındayken yaptığı yatırımla model oluşturmuş bir kulüp başkanı, takımın uğradığı haksızlığı dile getirdiği için futbolumuzun itibarını zedelediğine inanıyorsunuz ama aynı başkanın, yanında kız evladı olduğu hâlde on binlerin koro hâlindeki küfürlerini işitmek zorunda kalması sizin için ne ifade ediyor mesela?
Yüksel Yıldırım’ın takımı Samsunspor dâhil, bütün takımları üzerinde “Küfre karşıyız, futbola aşığız” yazılı pankartla maçlara çıkarmak yeterli mi yani?
Niyet okuyarak hüküm vermek gibi bir yanlışa düşmekten korkarım ama Rize’de takımı doğranırken, uyarmak adına hakemin koluna dokunduğu için Thorsten Fink’e 3 maç ceza verilerek kupa çeyrek finalinde takımın başında olmasının engellenmesi yetmezmiş gibi aynı hakem o maça atanmış.
Yetmemiş.
“Beşiktaş’ı yendiğimiz gibi Galatasaray’ı da yeneceğiz” demiş Yüksel Yıldırım. Galatasaray hafta sonu Samsun’da kazanırsa şampiyonluğunu ilan edip tur atacak, biliyorsunuz.
Galatasaray’a tur attırmayacaklarını söylemiş Yıldırım ama takımının yanında olamayacak.
2,8 milyon iyi para…
Galatasaray maçını da kapsayacak 21 gün hak mahrumiyeti de cabası…
Samsunspor kupada hocasından yoksundu, şimdi de Galatasaray maçına başkanın desteğinden mahrum çıkmak zorunda kalacak.
Ne büyük tesadüf..!
Neme lazım, ben yine de niyet okumaktan kaçınayım…!