SAMSUNSPOR 60 YAŞINDA
Samsun halkının gözbebeği Samsunspor erdi 60 şeref yaşına.
Kutlu olsun.
İnişli çıkışlı bir yaşamı oldu Samsunspor’un.
Neler yaşanmadı ki o 60 yılda.
Yedi kere küme düşüp, yedi kere de bir alt lig’de şampiyon olarak, erişilmesi güç bir rekorun sahibi oldu.
Samsunspor’un kurulduğu yıl 7 yaşındaymışım.
Henüz 2 ya da 3 yaşlarındayken maçlara götürdüğüm Oğlum Doğuşcan kadar şanslı olamadığım için Samsunpor’un kuruluş yıllarındaki mücadelelerine yakından tanık olmadım.
Köyden kente göç etmemiştik henüz ve futbol denen oyun o yıllarda. köyümüzde bilinmiyordu henüz.
Ve fakat.
Canavar Hamdi’yi, Abidn’i, Rifat Usta’yı, Rüzgarın oğlu Sami Tali’yi ve Nuri Asan’ gibi geçmişin yıldızlarını Fener’deki eski stadın tribünlerinde izleme şansım oldu ama.
Mesleğimin ilk yıllarında, ”Hatıran yeter” diye o şarkıyla ayrıldığımız 19 Mayıs stadında unutamadığım maçlardan biri, altın sarısı yeleli saçlarıyla rüzgar gibi esen Atakan’ın attığı golle yenerek, şimdilerde ”Süper Lig” olarak bilinen 1. Lig’e yükseldiğimiz Aydınspor maçı, hafızamdaki unutulmazlar arasındadır.
Sonrasında Fener maçları mesela.
Ki;
Türkiye’ye ”Arkayı Fenerleyelim” mottosunu söyleten efsanevi 4-0’lık maçları yazıp yorumlama şansına erişen bizim kuşağın şanslı gazetecilerden biri olarak o gururu yaşadım çok şükür.
Ve fakat.
Biri sonradan Avrupa Gol Kralı olarak Altın Ayakkabı unvanlı Tanju Çolak’la birlikte Serkan Aykut gibi iki gol kralı çıkaran Atatürk Armalı Samsunspor, üstü üste küme düşerek, taraftarlarını hüzne boğmuştu.
KARA GÜNLERİN BAŞLIYOR
Küme düşmüş olmak Samsunspor için bir son değildi.
Daha önce de 7 kere düşmüş, ama 7 kere de Şampiyon olarak ait olduğu yere tekrar dönmüştü.
Ve fakat.
Bu düşüş diğerlerinden farklı sonuçlar doğuracaktı.
”Kara günler” denilen o süreci yaşayacaktı Samsunspor.
Ki;
Süreç, Sivasspor’a sahamızda yenildiğimiz ve Süper Lig’den 1. Lig’e düştüğümüz o maçla başladı.
Kazım Gürol Yılmaz yönetimi bıraktı gitti.
Samsunspor ortada kalmıştı.
Samsun’a ”İyi günde herkes var, kötü günde Emin Kar” sözünü ezberleten Efsane Kaptan Emin Kar, yakın arkadaşlarından oluşturduğu bir listeyle yönetimi devraldı.
Samsunspor, Emin’li günlerde Play Off maçları oynadı ama Süper Lig’e dönemedi.
Emin Kar ve arkadaşlarının, Samsunspor için harcayacakları birikmiş bir sermayeleri yoktu.
Rahmetli Cemal Yeşilyurt’un ‘Can Suyu’ özellikli destekleriyle ayakta kalmaya çalışan Emin Kar Yönetimi de daha fazla dayanamadı.
Samsunspor yine ortada kalmıştı.
Takımı son kez Süper Lig’e çıkaran Erkut Tutu’ya bir kez daha başvurduk ama 19 Mayıs Stadında oynanan ve taraftarların unutmak istediği Giresunspor maçında yenilince, Atatürklü Arma, eskilerin 3. Lig olarak bildikleri 2. Lig’in yolunu tutuyordu.
İFLASIN EŞĞİNDEN DÖNÜLDÜ
Samsunspor daha önce düştüğü yerlerden çıkmasını bilmişti ama bu defa ”Canımız sağolsun, yine çıkarız” denilecek durum ortada yoktu.
Kulüp, kelimenin tam anlamıyla sonun başlangıcı gibi bir durumu yaşıyordu.
Tutu yönetimi de bırakmış, kulübe kayyım atanmıştı.
Koca bir şehir, transfer yasağını aşabilmek için gerekli 1,5 milyon lirayı denkleştirememişti.
Kapıya kilit vurulacaktı.
Bir Cumartesi günü Muhasebeciler Odasında yapılan toplantıda İsmail Uyanık ve Yüksel Yıldırım, ”Futbol şubesini bize verin, kulübü kurtaralım” demeseler, iki gün sonraki Pazartesi günü Samsunspor’un iflası ilan edilecekti.
Yıldırım ve Uyanık, Samsunspor’u kelimenin tam anlamıyla kuyudan çekip aldılar.
KAYIMDAN AVRUPA’YA
Futbol şubesi özelleştirilen Samsunspor, kısa sürede borçlarını ödediği gibi önce 2. Lig’den, 1. Lig’e, oradan da süper Lig’e yükseldi.
Süper Lig’deki ikinci sezonunda ise Beşiktaş ve Trabzonspor gibi Süper Lig’de şampiyonluklar yaşamış ve ”Dört Büyükler” olarak adını tarihe yazdırmış takımlardan ikisini geride bırakarak, UEFA Avrupa Lig’i için Play Off maçı oynamaya hak kazandı.
Samsunspor daha önce de 23 hafta zirvesinde kaldığı Lig’i 3. sırada tamamlama başarısı göstermişti ama UEFA’ya gidememişti.
Bu defa o şansı yakaladı.
Samsunspor’un bu şansı iyi kullanacağından ve Samsun’a o gurur yaşatacağından eminim.
İnsan hafızası yaşananları 23 günde unuturmuş. Adnan Menderes’e atfedilen ”Hafiza-i beşer, nisyan ile maluldür” sözü bu nedenle söylenmiş olsa gerek.
Samsunspor için kara günler geride kaldı.
Kayyımdan Avrupa’ya uzanan yol çetin ve meşakkatliydi.
Samsunspor camiası şu gerçeği unutmamalı:
Geçmişini unutanlar, geleceğini sağlıklı şekilde kuramazlar.