DERİN STRATEJİSİZLİK!
Erkek Milli takımımızın VNL (Dünya Milletler Ligi) de oynadığı grup maçları sona erdi. Sonuç olarak Erkek Milli takımımız Play-off a kalamamasına rağmen, VNL de küme düşmeme başarısını gösterdi.
COACH SEÇİMLERİ:
VNL e Galatasaray Baş Antrenörü UMUT ÇAKIR ile başlamıştık.
Pasör çaprazı ADIS LAGUMDZIJA’ NIN sakatlığı(!) dolayısı ile katılamadığı ilk 2 grupta takımımız Ev Sahibi CIN ve yine ev sahibi BULGARİSTAN’I sürpriz yaparak yendi ve kümede kalma umudunu Japonya’da yapılacak son gruba bırakmış oldu.
Fakat ne oldu ise oldu; TVF milli takım antrenörünü göndererek Fenerbahçe antrenörü KOVAC’ I takımın başına getirdi. Bu arada diğer aday Halkbank antrenörü RADOSTIN STOYCHEV’ in ise takımdaki oyuncular tarafından istenmediği de bir başka duyum olarak düştü internet basınına !
Özellikle bu süreç bizde içeride bir KÖSTEBEK algısı oluşturdu çünkü TVF’ nin atmış olduğu adımlar resmi bir deklarasyonları olmamasına rağmen anında dışarıya sızdırıldı.
Sonuç olarak; KOVAC halefi UMUT ÇAKIR’ IN sonucunu tekrarlayarak sadece ALMANYA galibiyeti ile kapattı. Son Japonya grubunu yani her iki antrenör de oynadıkları grup maçlarında, her bir grup başına tek galibiyet elde edebildiler ki KOVAC’ IN sahaya koyduğu takımda ilk iki grupta sakatlığı dolayısıyla katılamayan ADIS vardı artı olarak !
UMUT CAKIR’ IN ve takımımızın en büyük şansı ise BULGARISTAN maçında pasör NIKOLOV’ UN 2.nci setin başında sakatlanması oldu. 2.nci pasörü çok zayıf olan BULGARISTAN bir türlü oyununu oturtamadı ve bu şekilde 2.nci galibiyetimizi yapabildik.
Son grupta oynanan Arjantin maçındaki yenilgiyi sadece son setteki hakem hatasına ya da maç boyu hakem kararlarındaki tercihlere bağlayıverdi. Yeni Coach’ umuz KOVAC ve TVF ( İdareci, menajer, teknik sorumlu – Hangi titri kullanıyor bilemediğimiz SEMIH OKTAY üzerinden. Statüsü nedir bilemiyoruz. Başlı başına teknik kurul mudur ? Birde takım menajeri var. O da ayrı bir konu ileride geleceğiz.).
HAKEM ve FIVB:
TEKNİK ANALİZ:
Gelelim bundan sonraki hikayeye: Erkek Milli takımımızın Filipinlerde yapılacak Dünya Şampiyonasında grubunda oynayacağı takımlar Japonya, Kanada ve Libya ! Temennimiz bu gruptan en kötü Grup 2.ncisi olarak en azından bir üst tura yükselmemiz !
İnşallah bunu başarabiliriz ama çok da ileri gidemeyeceğimiz aşikar bu kadro yapılanması ve organizasyonla ! Gelin şöyle bir analiz yapalım müsabakalar bittiğine göre Liberolarımız tam bir facia.. Ziraatbank liberosu BERKAY’ in kolları kısa ve atılan smaç servislere karşı omuzları yandan karşılamada yanlış pozisyon alıyor. Direk ACE veriyor sahaya. Türkiye Liginde de üzerine servis atılmıyor. Genelde köşe smaçörlerini oyundan düşürmek için köşe smaçörlerine atılıyor. Atılan plaselere ve üzerinden court-out olan müdaheleleri çok zayıf ! KOVAC hocanın kendi takımı Fenerbahçe ye BURUTAY’I libero olarak transfer ettirdiğini biliyorum. Belki bu pozisyon için bir çözüm olabilir düşüncesindeyim. Diğer bir opsiyon ise Akkuş’ a transfer olan BURAK olabilir.
Gelelim 4 numaralarımıza: Japonya’da 3-0 kaybettiğimiz Amerika maçında Coach KIRALY ve yardımcısı Arjantinli Coach WEBER molada takıma verdikleri talimatta aynen şunları söylediler. Türk takımının sadece 2 smaçörü var ( ADIS ve MANDIRACI ) . Sadece onları kontrol edelim. Diğerlerini boş bırakın. Boşuna dikkat sarfetmeyin ! Rakip Coach ların bu yorumu her şeyi açıklıyor zaten. Maalesef diğer 4 no oyuncularımızın kapasiteleri yeterli değil ( isim vermeyelim onlar kendilerini biliyorlar ) ! Amerika maçı 0-3 bitti zaten ! Adamlar kontrollü oyunla rahat aldılar maçı.
Ortalarda ise yine büyük bir problem var: MATIC . Servisi olmayan( Bos ve etkisiz servis ) bu oyuncu önde de asimetrik vücut yapısı ile yanlış bir blok stiline sahip. Antropometrik vücut problemi dolayısıyla ellerini içeriye sokamıyor. Blok yeri doğru olsa bile bir çok kez rakibin eline vurduğu topları file ile araya alarak defansa bile şans tanımıyor. Hücum desen şöyle böyle ! Kritik kopma noktalarında ölümcül hatalar yapabiliyor. Eskiler bu tip oyuncuları SAATLİ BOMBA şeklinde tanımlarlardı.
Buradan lafım TVF ye. Altyapıda bütün uzunları antrenörler alıp ortaya koyuyorlar. Kaç senelerdir altyapıdan gelen oyuncu kalitesi bu mudur ? Ayrıca artık erkek voleybolunda rakiplerimizde hemen hemen tüm orta adamları çatır çatır etkili smaç servis atıyorlar. Bizde ise biraz BEDİRHAN hibrit tip bir servis atıyor ( Smaç ve float arası ) . EMRE ve AHMET’ İN attıkları smaç serviste bir süreklilik ve istikrar yok maalesef.. Yine de MATIC’IN yerine daha iyi tercihler olabilir düşüncesindeyim.
Pasör olarak YENIPAZAR istikrarlı gidiyor. Oyunda geçmişe fazla kafasını takmaz ise daha başarılı olabilir. Smaç servis( ara sıra etkili atıyor ama sürekliliği yok henüz) ; 2nci pasa hücum ve blokunu geliştirmesi lazım ! 2.nci pasör var mı takımda ? Ben göremedim !
Ve pasör çaprazı mevkii : ADIS Türkiye’nin tek banko oyuncusu ! Fenerbahçe’ye transferine hiç bir anlam veremedim. En üst seviye bir ligden( Lega Pallovolo İtalia Serie A1) kalitesizlerin ligine geliyorsunuz! Zamanla siz de bu kalitesizliğin bir parçası olursunuz.
Futbolda ORKUN un Benfica’ dan Beşiktas JK ya transferi gibi bir şey bu ! Adam La Liga veya İngiltere Premiership’ e gitmek varken Laterna Türkiye ligine geldi çok enteresan ! 2nci pasör çaprazı solak KAAN GURBUZ ise fiziksel olarak yetersiz ve istikrarsız bir oyuncu ! Uluslararası seviyede tüm maçı sürükleyecek kapasitesi yok.
Özet olarak Türk Erkek Voleybolunda Erol Ünal Karabıyık döneminden bugüne süregelen bir stratejisizlik ve başıbozukluk hakim !
NATURALIZATION ( DEVŞİRME ) :
Gelin son 15 yılda bugüne kadar bir bakalım hangi oyuncular naturalize edilmiş(devşirilmiş) diye:
Tomislav Coscovic – CRO/TUR (köşe )
Adis Lagumdzija – BIH/TUR ( Pasör çaprazı )
Mirza Lagumdzija – BIH/TUR (köşe )
Marko Matic – BIH/TUR ( orta )
Amel Davutefendic – BIH/TUR ( orta )
Bayan voleybolu çatır çatır oyuncu naturalize ederken, erkek voleybolunda ADIS haricinde kalitesiz Bosnalılar naturalize edilmiş. Tomislav Coscovic’ in ise niye 34 yaşında naturalize edildiği anlaşılamadı. Her halde oyuncunun Türk kimliği ile Türkiye’ de 5-6 sene daha Türk statüsünde para kazanmasına yardımcı olmak içindir ( menajeri kimse ? ).
İtalya, Polonya, Fransa ve hatta Japonya çatır çatır üst seviyeyi oynayabilecek fizik kapasitesi olan oyuncular naturalize ederken bizimkilerin vizyonu Bosna yı geçememiş. Bu arada rakiplerimiz atı almış ve Üsküdar ı geçmiş !
Ayrıca orta adamı naturalize etmenin mantığını da biri bana çıksın ve açıklasın ! Ha MUSERSKY’ İ naturalize etmiş olsanız anlayacağım.
Antrenör tercihlerinde de bir çok fiyasko yaşanmış: Gennadiy Parshine’ den sonra gelen antrenörler; İtalyan POLIDORI (?) , bir başka İtalyan ZANINI, Kuzey Makedon MILENKOSKI, son olarak Fransız ENARD(?) dönemleri başarısızlıklarla dolu olarak yaşanmış. Bu dönemde göreceli olarak Türk Coach NEDIM ÖZBEY çok daha başarılı olmuş gözüküyor yabancılara göre !
Efeler Erkekler Liglerinde ise; bir çok kulüp kapanmış bu dönemde ya da çekilmiş : En büyük örnekleri BEŞİKTAŞ ve ARKAS ! Türk voleyboluna makine düzeninde oyuncu yetiştiren ARKAS’ IN çekilmesinin arkasında yatan nedenler Üniversitelerin Spor Bölümleri için tez konusu olur. Zamanla Erkek ligleri 2 Banka Takımı ve Galatasaray Fenerbahçe haricinde ANADOLU BELEDIYELER LİGİ haline dönüşmüş. Efeler Liginin altında 1.inci ligde kulüpler oynamak istemiyor ve çekiliyor ! Son 4 Federasyon oluşumunun Türk Erkek Voleybolunu getirdiği nokta bu ! TVF’ YE gelen kuvvetli sponsorların hiç biri erkek voleyboluna yönlendirilememiş (!) . Neden acaba ?
Erkek Milli takımları idari yapılanması da tam bir facia. Erol Ünal Karabıyık döneminden başlayarak teknik sorumlu olarak tek bir isme süreklilik arzederek rastlıyoruz: SEMİH OKTAY ! Tüm Federasyon oluşumlarının Tek Erkek Milli Takımlar sorumlusu (!) .
MENAJER:
Sporcu menajerleri HANIKOGLU, SAHIN ve ATILLA AYDIN’ IN kadro seçimlerinde çeşitli şekillerde TVF üzerinde kendi oyuncularının yer alması için baskılar oluşturdukları gözlemleniyor. Özellikle son dönemlerde ATILLA AYDIN’ IN tüm antrenör nominasyonlarında adı geçerken MANDIRACI gibi bazı oyuncular üzerinden menfaat çatışmaları da yaşanıyor bu 3 lü arasında.
Son dönemde ise; ATİLLA AYDIN’ IN Milli takım menajerliğine uzaktan akrabası veya yakın arkadaşı ORKUN OZEL’ İ getirdiğini görüyoruz. Bu beyefendiyi tanımam. Bu mevkide görev yapmak için hangi kalitelere ve deneyimlere sahip olduğunu açıklarsa TVF seviniriz ! Bu sütunlardan yayınlarız seve seve ! Görevi nedir ? Seyahat organizasyonu yapmak mı ? Takım psikologluğu mu ? FIVB ve CEV içerisinde Lobi faaliyeti mi ? Daha önce hangi milli takımlarda çalışmış ? Deneyimleri nelerdir ? vs. vs.
Ortada büyük bir skandal yaşanıyor ! Bayan voleybolunda tüm uyarılara rağmen pazara soktuğu sırp menajer mafyasının kendisini by-pass ederek Fenerbahçe ve Zeren Spor’ a el koymasıyla dışlanan TVF menajeri AYDIN’ IN, erkek voleybolunda da milli takımlara müdahaleleri negatif sonuçlar vermeye devam ediyor. Hatta menajer AYDIN’ IN TVF’ Yİ idare ettiği söylemleri ayyuka çıkmış durumda !
Benim bundan sonraki TVF seçimlerinde adayım TVF danışmanı ATİLLA AYDIN ! Madem böyle söylentiler var açık açık aday olsun. Ben destek bulacağına eminim. Neden olmasın! Makam şöföründen milletvekili oluyor da bu niye olmasın ? Türkiye Cumhuriyetinin son 23 yılında neler gördü ve alıştırıldı tepkisizliğe bu toplum ! Buna da alışırlar..
KOVAC :
Ve sonunda lafım KOVAC Hocaya: Görevi alırken malzemeyi biliyordun. Yarın Dünya Şampiyonasında başarısız olursan bir mazeretin yok. Burada idare etmen gereken bir sürü dinamik var. Kes, biç doğru düzgün bir takım çıkart ortaya. Bosnalı oyuncularla Sırpça konuşulan bir kahve ortamı yaratma orada. Politik davranacak durumun yok. Voleybol kamuoyu senden RADİKAL ve sonuca gidici hareketler bekliyor.
SONUÇ:
Sonuç: Doğru düzgün bir master planı olmayan Türk Erkek Voleyboluna önümüzdeki günlerde Filipinlerde yapılacak Dünya Şampiyonasında başarılar dilerken rahmetli DEĞER ERAYBAR üstadımızın hafızalarımıza kazınan sözü ile bağlayalım: Türkiye’de Milli takım başarıları RASTLANTISALDIR.
Sevgilerimle.