FANTASTiK !
2025 Dünya Kadınlar Voleybol Şampiyonası beklenildiği gibi İtalya’nın zaferi ile Tayland’ın başkenti Bangkok’ta sona erdi.
2018 de Japonya da ve 2022 de Hollanda’da yerinde izlediğim finallere nazaran son derece kalitesiz müsabakalara sahne oldu son Dünya Şampiyonası !
İyi ki de bir çok kez bulunduğum Tayland’a gitmemişim dedirtti yani !
Takım sayısının FIVB tarafından ekonomik ve politik nedenlerle 32 ye çıkarılması tam bir fiyasko ile sonuçlandı.
Turnuvada İtalya, Türkiye ve Brezilya haricinde; voleybolun güç, yükseklik ve hız üçgeninin optimum seviyeye yakın oluştuğu başka takım yoktu maalesef. Çin takımı en önemli oyuncusunu sakatlığı dolayısıyla turnuvaya getiremezken, Sırbistan ve Amerika takımları jenerasyon değişiminde sınıfta kaldılar.
Sırbistan Mihajlovic ve Rasic gibi lider oyuncularını daha çok arar ! Boskovic lider bir oyuncu olamayacağını bir kez daha sahada dahi yerini alamayarak gösterdi.
Çok şişirilen ve halkla ilişkileri kuvvetli olan birçok istatistik bazlı bayan voleybol antrenörünün de ne kadar yetersiz oldukları gerçeği de bir kez daha büyük usta Velasco tarafından yüzlerine çarpıldı ama anlamaz bu kifayetsizler ordusu !!
İlk kez bir Afrika takımı Dünya şampiyonalarında Afrika takımları harici bir takımı yenerek ( KEN-VIE 3:0 ) turnuvayı büyük bir sürprizle 20.nci bitirdi.
TÜRKİYE’NİN MADALYA YOLU !
Gelelim bizim takımımıza; Grup aşamasında süper laterna rakiplerle antreman maçı havasında müsabakalardan sonra; grubunu sadece 1 galibiyetle ( 2, 3 ve 4 uncu sırayı alan takımların birbirlerini yenmesi ile ) hasbelkader 2.nci bitiren ( Slovenya için tarihi netice ) Slovenya ile yine bir antreman maçı daha oynadıktan sonra ilk gerçeğe yakın maçı Amerika ile oynadık . Amerikan Federasyonunun takımı uzun senelerden sonra( daha önce; Kiraly, Mc Cutcheon, Morrison ) alaylı bir hocaya değil de NCAA den bir Beden Eğitimi Öğretmenine teslim ettiğini gördük.
Scooter ile maç yöneten hocanın takımında 2 yıl evvel Muratpaşa takımında şöyle böyle bir performans gösteren Srefany Samedi isimli kısa boylu pasör çaprazı bu takımın en iyisi görünümündeydi ki düşünün zafiyeti. Bir de senelerdir Türkiye’de oynayan ne oynadığını senelerce anlayamadığımız Ogbogu diye bir orta adamı vardı. Rezalet bir kadro bu da bize yaradı. Temel teknikleri zayıf, uluslararası tecrübesi olmayan, voleybol festivaline katıldığını zanneden bir hoca ile buraya gelen Amerika’yı rahat bir oyunla turist ettik.
Arkasından yarı finaldeki Japonya maçı geldi. Turnuvanın en kısa takımı Japonya ve en uzun takımı Türkiye karşı karşıya geldi.
İlk set Japonların 5 numaraya attıkları servisleri karşılayamadık ve açık ara kaybettik. Sonra Vargasbol başladı ve Japonya’nın bu Vargasbola önlem almadığını gördük. 4.uncu sette Japon oyuncular karakter koyarak servise bir kez daha yüklendiler. 24-21 ile set sayısı atmalarına ve on turda pasör Cansu olmasına rağmen onun karşısından değilde 6 numaradan Wada ile pipe yapıp avuta vurmaları, bilahare Shimanura ile bizim yüksek bloklarımızdan Ebrar’ın önünden 2 kez tek ayak denemeleri ekmeğimize yağ sürdü ve kazandık. Mac 5 sete gitmedi, bir coachluk faciası daha izledik.
Diğer yarı Finalde ise Egonu’yu durduran Brezilya İtalya’nın kanını 3 saatlik bir maçla emmesine rağmen sonunu getiremedi. İtalya ağır yara alarak finale yürüdü. Final maçına ise Türkiye’den aşağı yukarı 7-8 saat daha az dinlenerek ve 1 set fazla oynayarak çıkmak zorunda kaldı.
Final maçı öncesi turnuva boyunca göreceli olarak İtalya’dan çok daha rahat maçlar oynayan Türkiye’nin fizikman çok daha diri olarak büyük bir avantajı olduğuna inanılıyordu.
Fakat müsabaka başladığında İtalya’nın bir çok rotasyon yaparak oyuncularını maç sonuna diri taşıdıklarına şahit olduk.
Türk takımının Vargas ve Ebrar üzerine dayalı yüksek pas oyunu ; 5.inci set 9-8 de maalesef iflas etti.
İtalya arka alana çift libero ve Orro’nun yedeği defansif pasörlerini , ön alana da Antropova ve dinlendirdiği Syllayi alarak hem blok hem defansta süperior bir durum yaratttı.
Ardı ardına 6 blokla maçı blok-show ile bitirerek adeta tavlayı Santarelli’nin kolunun altına sıkıştırıverdi.
İtalya zaman zaman Vargas’ı taktik servislerle oyundan düşürürken bunu tüm maç geneline yayamaması ilginçti. Birçok kere çok basit servisler atarak sadece blokla durdurmaya çalıştılar. Vargas’ı ve çok az bozabildiler hücumunu!
Sonuç olarak fantastik bir netice ile bu güne kadar katıldığımız Dünya şampiyonlarındaki en iyi neticeyi elde ettik.
OYUNCU PERFORMANSLARI
Gelelim oyuncu performanslarına:
Vargas: Hücum ve smaç serviste mükemmel bir turnuva geçirdi. Bloğu ve defansı zayıf !
Ebrar : Servis karşılama yüzdesi %60 gözükse de istatistiki olarak bu %60 in çoğu yukarıdan parmak pasla karşılama. Önüne atılan servislerde boy ve vücut somatype problemleri dolayısıyla yetersiz kalıyor. Bu turnuvada bu zaaf yine de çok gözükmedi. Çin ve Japonya gibi hem taktik hem etkili servis atan takımlara karşı işi daha zor. Hücumda sürekli çapraz ve bloğa temas etmeden sayı alma isteği var. Zaman zaman çok etkili oldu hücumda. Aşırı hırsı bazen oyununu bozuyor. Blokta sıçrama dayanıklılığı zayıf. Arka arkaya vertikal ( dikey ) sıçrama yapamıyor. Blokta dirsekleri zayıf. Çok blok-out veriyor mahkum toplara !
Cansu: FIVB’ nin kural değişikliği ona yaradı. Artık bol bol tutup tutup atabilir . Vargas ve Ebrar’ı cok iyi oynattı. Guidetti’ nin de sistemi sadece 2 yabancıya stabil yüksek pas olduğu için başarılı oluyor attığı pasın adresi rakip takımlar tarafından kolaylıkla okunmasına rağmen.
Elif : Üst seviye voleybol oynatacak yeteneği yok. Oynadığı bir çok durumda yanlış pas tercihleri ve pas kalitesinin düşüklüğü ile takımı aşağı çekiyor !
Bu arada her iki pasörün de süratli voleybol oynatabilme yetisi teknik olarak ve düşünce olarak yok !
Savunma bakanı lakaplı liberomuz: Her sette üzerine atılan servislerde 2 ace veriyor! Bu 4 setlik bir maçta 8 ace eder . Özellikle smaç servise karşı çok zayıf ( Zaten Santarelli hocanın da smaç servis atan oyunculara karşı servis karşılamada saha içi oyuncu yerleşiminde özel hiç bir tedbiri yok. Mac nasıl başladı ise öyle bitiyor. Bu şekilde takım seriler veriyor ! Servis karşılama Allaha emanet !
Bu libero temel teknik eksikliği ve yanlışlığı nedeniyle çoğu zaman defanstan çıkardığı topu pasörle buluşturamıyor. Top ilgisiz yerlere gidiyor. Takım kontra atağa kaliteli olarak geçemiyor !
İlkin: Açık topu sürekli rakibin parmaklarına vurdurarak hücum etmeye çalışıyor. Akıllı bir blok açık topa ya blok yapmaz ya da ellerini çeker. Paralele bir kaç iyi hücum yaptı o kadar. Blok zayıf . servis zaman zaman iyi atıyor. Servis karşılama şöyle böyle.
Hande: Lider oyuncu iken Santarelli döneminde büyük bir düşüş yasadı. Fenerbahçe’de kendini toparlasın dileğimiz. Smaçör kolay yetişmiyor. Bol bol enerji içeceği içsin ve kanatlansın diyelim !
Zehra : Kendi tarafını vasat oynuyor. Ekstra bir katkısı yok takıma. Hücum tarzı hep aynı. Uzak kursun, kısa. O kadar. Servis float. Hücumda süratli oynayan takımlara karşı blokta ağır kalıyor. 6 numara pipe ve 4 numara hücumlarına iyi blok yapıyor. 2 numaradan rakip pasör çaprazının hücumlarında bloğa yetişemiyor genellikle.
Kaptan Eda: Yaptığı liderlik ile psikolojik olarak takımı taşıyor. Yaş itibari ile eski yüksekliği yok. Özellikle file ortasından yapılan süratli hücumlara karşı çok yetersiz kalıyor. Köşelere tecrübesi yetiyor yüksekliği olmasa bile. Servis katkısı var. Tek ayak hücumunu artık Dünya biliyor (!).
Santarelli: Vargasbolun yaratıcısı değerli insan. Bize 1975-80 senelerini yaşatıyor sağ olsun. Nostalji yaşıyoruz ! Semih Oktay’lar, Ahmet Özcan”lar,
kor Rıza’lar vs. ne günlerdi. Atılan paslar tavandan süzüle süzüle inerdi .
Özet olarak: Fantastik bir kura sonucu fantastik bir netice elde ettik ! Temennimiz aynı sonuca yakın sonuçlara bundan sonraki Dünya Şampiyonasında( 2027 ) ve Los Angeles Olimpiyat Oyunlarında da ( 2028 ) erişebilmemiz.
Bence kurayı kim çekti ise o değerli TVF mensubu da bu madalyanın en önemli ortağıdır.
Bu durum kazanılan başarının değerini azaltmaz. Her turnuvada bir veya bir kaç takıma bu kura şansı gülebilir. Bu turnuvada da bize nasip oldu.
GELECEK
Gelelim ilerisi ile ilgili tahminlerimize. 2027 Dünya şampiyonasını göz ardı ederek Olimpiyatta karşımıza gelebilecek rakiplerimize bakalım:
Amerika – Ev sahibi. Takımın bu turnuvadan sonra benchine takviye gelecektir düşüncesindeyim. Amerika ev sahibi olduğu bir Olimpiyatta madalya almak isteyecektir. Takım kadrosu da değişecektir düşüncesindeyim.
Brezilya – FIVB destekli Brezilya yine kursu adayıdır. Amerika da ciddi seyircileri de olacaktır.
Çin – Kalifornia da müthiş bir seyirci desteği ile oynayacaklar. Tam takım gelecek bir Çin çok tehlikeli olabilir diaspora seyircisiyle ( Hollanda da şahit olduk).
İtalya – Mutlak favori ! Yine büyük seyirci desteği olacaktır. İtalyan diasporasından !
Rusya – Ukrayna savaşı sona ermek üzere. Organizatörler Rusya- Çin- Amerika kapışması izletmek istiyorlar. Markova, Fedovortseva, Tolok ile
çok güçlü köşe hücumuna sahip ve duvar gibi bloklarla Rusya dönebilir.
Diğer takımlara ilk 6 derece için şans vermiyorum,
sadece katılımcı olurlar. Bunlara Sırbistan ve Japonya dahil !
Tabii Olimpiyat yine küresel elitler tarafından çıkarılacak yeni bir Pandemiye veya Uzaylı istilasına kurban edilmez ise !
DiP NOT :
Şimdi Şu alttaki fotoğrafa bakalım ! Ne görüyorsunuz ?
Ben; Disiplin, Engin Tecrübe, Adalet , Coachluk, Antrenörlük, Hırs, insanlık, efendilik, istikrar görüyorum !
Bizim Federasyonumuz, antrenörlerimiz, oyuncularımız, doldur boşalt TV yorumcularımız bu tabloya ve fotoğrafa iyi baksın. Oradan alacakları çok ders, öğrenecekleri çok şeyler var !
Sevgilerimle,
Nejat Sancak