Ankara’ya Kesinlikle Gitmiyorum.
Ankara’da yapılacak milletler ligi kadınlar organizasyonu için akreditasyon anketini doldurmadım.
Aile şirketinin organizasyonu yaptığı bu turnuvaya katılmama nedeni, voleybol Federasyonu Basın Bürosu’nun bu spora hizmet edenlere gereken desteği vermemesi.
Son örneği İstanbul’daki şampiyonlar Ligi Finalleri’nde bizzat ben yaşadım.
O organizasyonun da aile şirketi tarafından yapıldığı iddia ediliyor.
CEV akreditasyonunu doldurmamızı ve “alındı” yazısı gelmesine rağmen, salona giremedim. Enver Bağlarbaşı da kapıda kaldı. Ben sokaktaki simitçinin bile tanıdığı bir kişi olarak salona girdim. Ama protesto için Vakıfbank’ın ilk setini izleyip çıktım.
Haftalardır Ankara’daki 17-21 Haziran tarihlerindeki VNL maçları için akreditasyon anonsları yapılıyor. Kötü basın bürosu her önüne gelene salona giriş kartı vermiş. Burhan Felek Salonu’nda bu yüzden basın tribününde yer yok. Ben akreditasyon yapmadım. Çünkü Ankara’daki aile şirketi organizasyonunda olmak istemiyorum.
Yapılan anlaşmaların imzalı kağıtları geldi.
Bunun hesabı sonra sorulacak.
İnternet sitesinde federasyon başkanının görüntüsü hali çok çıkarken, basın bürosunun işini iyi yapmaması bu sporun en büyük dezavantajı.
Hala “Takdim etti” ile “Verdi” arasındaki farkı anlayamayan zihniyet ilk iktidar değişikliğinde gidecek.
NOT. Merakla bekliyorum. Yeni sezon için federasyon önceden yaptığı gibi ve CİMER aracılığı ile aldığım salon kartı bana gelecek mi.