Bab-ı Ali’nin Yılkı atları… Levent DONDURAN Orada doğardık biz… Benden öncekiler de, ben de, benden sonrakiler de… O yolu yokuş “hara”nın; doğar doğmaz ayakları üzerinde duran “tay”larıydık... Devamını oku
Hakemliği hakemler bitirdi!.. Bir zamanlar Türk hakemleri vardı, ama hiç sorun yoktu… O yıllarda VAR yoktu, ama hakem çoktu… Peki VAR yoktu da ne vardı!.. Yürek vardı… İyi niyet vardı… Centi... Devamını oku
Gözler gelinlerde… Peki ya damatlar!.. Çok sevdiğimiz; hepimizin diğer hepimizden daha uzman olduğu, yorum yapmayan bir allahın kulunun olmadığı ve ne hikmetse en doğruyu, herkesin ke... Devamını oku
Büyük transfer MOURİNHO!.. Aldık biz onu raftan… Yedik… Kuru fasulyeye kattır ince ince, yuttuk… Tavada kızarttık, mideye attık… Öyle güzel duruyordu ki rafta, almamak için hiçbir neden yokt... Devamını oku
Bir zamanlar, hani benim çocukluk yıllarımda falan; gözleri parlardı “emekliyim” diyen amcaların… Öyle ya, nereden baksan bir 30 yılı devirmişler sabah 8 akşam 5… Bekledikleri gün geldiğinde... Devamını oku
İhtiyar gözyaşları… Levent DONDURAN Bir zamanlar, hani benim çocukluk yıllarımda falan; gözleri parlardı “emekliyim” diyen amcaların… Öyle ya, nereden baksan bir 30 yılı devirmişler sabah 8... Devamını oku
Bazen yürek yemek lazım! Levent DONDURAN Ülkemizde büyük kulüplerin sağlam temelleri vardır… Sallanmazlar ki, yıkılsınlar… Ve bu sağlam temelli spor oluşumları, milyonları etrafı... Devamını oku
Siz o günleri de o günlerin değerlerini de bilmezsiniz… Onlar genelde, naif bir çocukluk yaşadı. Paranın pulun elden ele dolaşmadığı, ortalığa saçılmadığı, en fakir ile en varlıklı ara... Devamını oku
BAŞTAN YAZMALI… Levent DONDURAN Bazen değil. Sık sık yazmalı… Sık sık baştan; sık sık yeni baştan yazmalı… İnsan, yazabildiği, silip yenisini karalayabildiği neyi varsa yeniden yeniden... Devamını oku